Damar nedir?

İnsanlarda, hayvanlarda ve bitkilerde, içinde besleyici sıvının, kanın dolaştığı kanalların genel adıdır. İnsan ve hayvanlarda kan ve lenfa damarları, bitkilerde özsu damarları vardır. Kan damarları, kalpten aldıkları kanı bütün vücuda yaydıktan sonra tekrar kalbe getiren damarlardır. Bunlardan «atardamarlar» karıncıklardan çıkar. Başlıca «büyük atardamar» (aort) ve «akciğer atardamaradır. «Toplardamarlar», vücuda dağılan kanı toplayıp tekrar kalbe getiren damarlardır. Bir de «kılcal damarlar» (kılcallar) vardır ki bunlar çok ince damarlardır. Çapları milimetrenin binde 3-7'si kadardır. Atardamar ve toplardamarları bunlar birleştirir.

damar

Atardamarın görevi

En kalın kan damar, atardamar, sol karıncıktan çıkar ve aort alır. Bu atardamarın karıncıktan çıkış ağzında üçlü bir sigma kapakçığı bulunur. Bu kapakçık kanın aorttan sol karıncığa geri dönmesine engel olur. Aort, kalpten uzaklaştıkça çeşitli organlara doğru kollar vererek vücudun en uzak yerlerine kadar ulaşır ve kan iletir. Akciğer atardamarı sağ karıncıktan çıkar ve akciğerlere doğru uzanır. Bu damarın çıkış ağzında da üçlü bir sigma kapakçığı bulunur. Akciğer atardamarının çıkışındaki sigma kapakçığı kanın tekrar sağ karıncığa dönüşünü engeller.

Toplardamarın görevi

Toplardamarlar, üst ana ve alt ana toplardamarı olarak ikiye ayrılır. Her iki damar da vücudun üst ve alt bölümlerindeki kanı toplayıp kalbin sağ kulakçığına getirir. Ayrıca, akciğerlerden oksijenlenmiş kanı getiren ve sol kulakçığa açılan 4 adet akciğer toplardamarı vardır.

Kılcal damarların görevi

Kılcal damarlar, çapları çok ince damarlardır. Kılcal damarlar dokuların içine yayılıp, kılcal damar ağlarını oluşturarak vücudun en küçük hücrelerine kadar kanın iletimini sağlarlar (atardamar kılcalları). Hücrelerden aynı yolla kanı toplayan yine kılcal damarlardır (toplardamar kılcalları).

damar

Arterler

kalbin ventrikül adı verilen odacıklarından aldıkları kanı organlara taşırlar. Pulmoner arter hariç olmak üzere, bütün arterler O2'den zengin kan taşırlar. Bir arterin en küçük dallarına arteriol adı verilir. Kan basıncının düzenlenmesinde arterioller önemlidir.

Arterioller

Arteriollerdeki kan kapillerlere akar. Bu çok ince damarlar, dokular içinde yoğun damar ağı oluştururlar. Kan ve dokular arasındaki madde alışverişini kapiller damarlar sağlar. Duvarları çok incedir, dolayısıyla O2 ve gıdaların kolayca difüzyonuna imkan verirler. Keza, kapiller duvarı bir dereceye kadar gözeneklidir. Böylece plazma rahatlıkla dokulara geçebilir.

Kapiller

Kapiller içindeki kan venüllere geçer. Bunlarda çap olarak daha büyük olan venleri oluşturur. Çevreye yayılmış kanın, yeniden kalbe dönüşünü venler sağlar. Pulmoner venler hariç, tüm venler O2'den fakır kan taşırlar. Organların canlılığını ve fonksiyonlarını koruyabilmesi için onları besleyen kan akımının düzgün ve sürekli olması gerekir. Bu yüzden damarlardaki en ufak tıkanıklıklar ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Yaşlanma, diyabet, toksik maddelerin vücutta birimi hareketsizlik gibi unsurlar ve bazı damar dışı hastalıklar damarlarda daralmalara ve tıkanmalara sebep olabilir. Arteri tıkanan organın tamamı veya beslenemeyen kısmı gangren olur ve fonksiyonlarını yitirir. Daha az görülen ven tıkanıklıklarında ise tıkanmanın yaygınlığına göre az veya çok fonksiyon bozuklukları ortaya çıkar.

damar

Damar duvarları

Arter ve ven duvarları tunica adı verilen üç tabakadan meydana gelir. En içteki kısım endotel (Tunica intima) adını alır. Basit bir epitelden oluşan tabakadır. Kanın aktığı düzgün, pürüzsüz yüzeyi oluşturur. Orta tabakayı tunica media yapar; bağ dokusu ve düz kaslardan oluşur. Bu tabaka büyük arterlerde en kalını olup, elastik lifler içerir. Dış tabaka, tunica adventitia, arterlerde oldukça incedir, ama büyük venlerin duvarlarında en kalın tabakadır. Elastik ve kollagen liflerden zengin bir bağ dokudan meydana gelir.

Genel olarak, venler arterlere göre daha ince duvarlara sahiptir. Çoğu büyük venler kapak bulundurur. Valvül adı verilen bu kapaklar, iki kapakçıktan (cuspis) oluşur. Endotel tabakasının içe doğru dönmesiyle oluşan cuspisler sayesinde, yerçekimine ters hareket eden kanın geri dönmesi engellenir. Kapiller duvarını başlıca endotel oluşturur. Arteriolun kapillere yakın kısmında damarı çevreleyen düz kas hücreleri, kasılmak-gevşemek suretiyle, kapiller içine kan akımını düzenler.

Karaciğer, dalak ve kemik iliğinde, arteriol ve venüller, kapillere benzeyen sinusoidler içine açılırlar. Bir sinüsoidi kuşatan endotel hücreleri, birinin diğeri ile ilişki kurmasını engelleyen barierler oluşturur. Bu nedenle sinusoidlerde sızıntı çoktur. Sinusoidlerin dış duvarında makrofajlar bulunur. Bu makrofajlar, damar içinde gelen yabancı cisimleri dolaşımdan uzaklaştırırlar.

Sözlükte "damar" ne demek?

1. Canlı varlıklarda kanın ya da besleyici sıvıların dolaştığı kanal; soy, yaradılış.
2. Mermerde, başka kimi taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı izler; huy, mizaç.
3. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden ya da mineral katmanı; böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organdamar

Damar kelimesinin ingilizcesi

n. dammar, hard resin used in making varnish and oil paints
adj. vascular
n. vein, vessel, blood vessel, grain